Condair, Dünya Sağlık Örgütü’ne Yönelik Asgari Nem Düzeyi Kampanyasını Destekliyor

Condair, Dünya Sağlık Örgütü’ne Yönelik Asgari Nem Düzeyi Kampanyasını Destekliyor

32
0
PAYLAŞ

Bilim adamları, Dünya Sağlık Örgütü’nü (DSÖ) COVID-19 sonrasında, nem seviyesi ve solunum sağlığı arasındaki bağlantıyı gözden geçirmeye çağırıyor. Condair Nemlendirme A.Ş.’nin de imzaladığı kampanya, bilim ve sağlık camiasının önde gelen isimleri tarafından da destekleniyor.

– Küresel bir kampanya olarak hayata geçen 40to60RH, orta düzeyde (%40-60RH) nem seviyelerinin solunum yolu enfeksiyonlarını önleyebileceğini gösteren kanıt zenginliği göz önüne alındığında, DSÖ’yü kamu binalarındaki minimum hava nemi sınırı hakkında net kurallar üretmeye çağırıyor.

– İmmünobiyoloji ve enfeksiyon kontrolü konusunda uzmanlaşmış bilim adamları ve doktorlar, DSÖ’yü halk sağlığını korumak ve hayat kurtarmak amacı ile hazırlanan dilekçeyi desteklemek için güçlerini birleştirdiler.

– Her kış, tüm dünyadaki binalarda nem oranı, bu %40 eşiğinin altına düşer ve mevsimsel solunum hastalığına önemli ölçüde sebep olur.

Kampanya, Dünya Sağlık Örgütü’nü (DSÖ), iç mekân hava kalitesi konusunda küresel rehberlik oluşturmak için hızlı ve kararlı bir şekilde harekete geçirmeye çağırıyor ve kamu binalarındaki minimum hava nemi konusunda net bir öneri sunuyor. Bu kritik hareket, havadaki bakterilerin ve virüslerin binalarda yayılmasını azaltacak ve halk sağlığını koruyacaktır.

Küresel, bilimsel ve tıbbi topluluğun önde gelen üyeleri tarafından desteklenen dilekçe, yalnızca iç mekânda hava kalitesinin sağlıkta oynadığı önemli rol hakkında halk arasında küresel farkındalığı artırmak için değil, aynı zamanda DSÖ’yü anlamlı politika değişikliğini teşvik etmeye çağırmak için tasarlandı; COVİD-19 krizi sırasında ve sonrasında kritik bir gereklilik haline geldi.

COVID-19, sağlık sistemleri ve küresel ekonomi üzerinde baskı oluşturmaya devam ederken, bu grup DSÖ’yü grip gibi solunum yolu virüslerinin yayılmasını önleme eşiği olan %40 – %60 bağıl nem arasında bir iç mekân nem seviyesi gösteren kapsamlı araştırmayı gözden geçirmeye çağırıyor. Bu, her kış birçok kamu binasının nem değerinin altına düştüğü bir eşiktir.

Waldemar Von Zedtwitz İmmünobiyoloji profesörü, Yale’de moleküler, hücresel ve gelişimsel biyoloji profesörü ve Howard Hughes Tıp Enstitüsü’nde araştırmacı olan Akiko Iwasaki, PhD, şunları söyledi:

“Gelişmiş dünyadaki hayatımızın yüzde doksanı iç mekânlarda birbirine yakın yerlerde geçiyor. İçerisinde az nem bulunan soğuk dış ortam havası ısıtıldığında, havanın bağıl nemi yaklaşık %20’ye düşer. Bu kuru hava, COVID-19 gibi havadaki virüsler için açık bir yol sağlar. Bu yüzden kış aylarında nemlendiricileri tavsiye ediyorum ve tüm kamu binalarımız iç mekân havasını %40 ile %60 aralığında bağıl nemde tutarsa dünyanın daha sağlıklı bir yer olacağını hissediyorum.”

Kanıtlar, iç ortam nem seviyelerinin virüs bulaşmasını önlemede ve bağışıklık sistemini iyileştirmede oynadığı önemli rolü gösteriyor. Yıl boyunca hastaneler, bakım evleri, okullar ve ofisler gibi kamu binalarında iç havanın neden %40-60 bağıl nemde tutulması gerektiğini gösteren üç önemli dikkat çekici bulgu vardır:

– Kuru havayı solumak, solunum bağışıklık sistemimizin havadaki virüsleri ve mikropları etkili bir şekilde yakalama, etkisiz hale getirme ve bunlarla mücadele etme yeteneğini bozar ve bizi solunum yolu enfeksiyonlarına karşı daha savunmasız hale getirir.

– Bağıl nem, %40’tan düşük olduğunda, SARS-CoV-2 gibi virüsleri içeren havadaki damlacıklar buharlaşmayla küçülerek daha hafif hale gelir. Bu, partiküllerin havada daha uzun süre yüzmesine ve enfeksiyon olasılığının artmasına sebep olur.

– Kuru ortamlarda havadaki solunum virüslerinin büyük çoğunluğu hayatta kalır ve %40-60 bağıl nemli ortama kıyasla çok daha uzun süre bulaşıcı kalır.

Kamu binaları için küresel olarak tanınan %40-60RH kılavuzundan sorumlu liderlerden biri olan Harvard Tıp Okulu MD Enfeksiyon Kontrol Danışmanı, ASHRAE Seçkin Öğretim Görevlisi ve ASHRAE Salgın Görev Grubu Üyesi Dr. Stephanie Taylor:

“COVID-19 krizi ışığında, optimum nemin iç mekân hava kalitesini ve solunum sağlığımızı iyileştirebileceğini gösteren kanıtları dinlemek her zamankinden daha önemli. Kural koyucuların, yapıların yönetimini hastalık kontrolünün tam merkezine yerleştirmesinin zamanı. Kamu binaları için en düşük bağıl nem sınırlarına ilişkin WHO yönergelerinin oluşturulması, iç mekân havası için yeni bir standart oluşturma ve milyonlarca insanın yaşamını ve sağlığını iyileştirme potansiyeline sahiptir.” dedi.

Zürih Üniversitesi’ndeki Temel Bakım Enstitüsü eski öğretim görevlisi Dr. Walter Hugentobler, nemin bu kuru kapalı ortamlarla mücadelede oynayabileceği rol hakkında yorumda bulundu:

“Nemlendirmeyle hava nemini artırmak, düşük maliyetle ve olumsuz etkilere neden olmadan hastanelerde ve diğer binalarda virüs yayılması riskini azaltır. Ayrıca kamu binalarında hem özel hem de iş yeri ortamlarında nispeten kolaylıkla uygulanabilir. Nemlendirme, insanlara mevsimsel solunum yolu enfeksiyonlarıyla aktif olarak mücadele etmenin basit bir yolunu sunuyor.”

Condair Türkiye Genel Müdürü Gökhan Yalınay, “Condair olarak, iç mekanları daha güvenli bir yer haline getirmeye kararlıyız ve yıllardır %40-60RH’nin sağlık yararlarının arkasındaki bilimi araştırıyor ve paylaşıyoruz. Umarım Dr. Taylor’ın dilekçesi Dünya Sağlık Örgütü’nde hak ettiği ilgiyi görür ve minimum düşük nem sınırını içeren bir iç ortam hava kalitesi kılavuzu hazırlanır. Bu, dünyanın dört bir yanındaki düzenleyicileri şu anda yetersiz olan ortam hava kalitesi standartlarını gözden geçirmeye ve güncellemeye teşvik edecektir. Grip gibi mevsimsel solunum hastalıklarından toplum üzerindeki yükü azaltabilecek basit bir değişiklik hayat kurtarır, devamsızlığı azaltır ve ekonomimize ve ulusumuzun sağlığına büyük fayda sağlar. Bu kampanyayı imzaladım ve diğer herkesi de aynısını yapmaya davet ediyorum.” dedi.

Kampanya, kurumun iç mekân hava kalitesi için küresel kılavuz ilkeler koymada oynadığı önemli rol nedeniyle Dünya Sağlık Örgütü’nü özellikle ve doğrudan hedeflemektedir. Bugün, DSÖ’nün kamu binalarındaki minimum nem limiti hakkında herhangi bir tavsiyesi yoktur. DSÖ, asgari nem sınırlarının düşük olması konusunda çok gerekli olan rehberlik ilkelerini yayınlarsa, dünya genelindeki bina standartları düzenleyicilerinin acilen harekete geçmesi teşvik edilir.

Bu adımlar uygulanırsa, aşağıdaki etkilerin küresel sağlık sistemlerine ve dünya ekonomisine fayda sağlayabileceği konusunda umut vardır:

– Grip gibi mevsimsel solunum virüslerinden kaynaklanan solunum yolu enfeksiyonları önemli ölçüde azalır.

– Mevsimsel hastalıkların azalmasından her yıl binlerce hayat kurtarılmış olur.

– Global sağlık hizmetleri her kış daha az yük altında olur.

– Dünya ekonomileri hastalıktan dolayı daha az devamsızlıktan büyük ölçüde yararlanmış olur.

– Milyonlarca insan için daha sağlıklı bir iç ortam sağlanmış olur.

Kamu binaları için asgari bağıl nem sınırına ilişkin küresel rehberlik, bölgesel hükümetler ve kuruluşların halk sağlığını koruması için yol gösterici olacaktır.

PAYLAŞ

BİR CEVAP BIRAK