Türkiye, 2024’ün ilk çeyreğinde sağlık turizminden 761 milyon 523 bin dolar gelir elde etti. Bu dönemde 302 bin 487 uluslararası hasta Türkiye’de sağlık hizmeti aldı. Kişi başına düşen sağlık turizmi gelirindeki yaklaşık yüzde 39’luk artış, ülkenin katma değeri yüksek bir sağlık turizmi destinasyonu haline geldiğini gösteriyor.
Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Sağlık Hizmetleri Komite Başkanı Mustafa Eröğüt, Türkiye’nin sağlık turizminde istikrarlı bir büyüme sergilediğini belirtti. Eröğüt, 2025’te 1 milyon 398 bin 580 kişinin sağlık hizmeti almak amacıyla ülkeyi ziyaret edeceğini ve 3 milyar 22 milyon 452 bin dolar gelir elde edileceğini öngördü.
Eröğüt, sağlık turizminde nicelik kadar nitelik odaklı büyümeyi önemsediklerini vurguladı. Kişi başı gelirdeki artışın, ülkenin ileri teknolojiye sahip sağlık altyapısı, uluslararası standartlardaki kuruluşları ve uzman insan kaynağının küresel ölçekte daha fazla tercih edildiğinin göstergesi olduğunu söyledi. Yıl sonu beklentilerinin de olumlu olduğunu aktaran Eröğüt, sürdürülebilir büyümeyi destekleyecek çalışmaları sürdürdüklerini ifade etti.
Türkiye, Avrupa, Orta Doğu, Balkanlar, Türk cumhuriyetleri ve Kuzey Afrika başta olmak üzere yaklaşık 180 ülkeden sağlık turisti ağırlıyor. Almanya, Birleşik Krallık, Irak, Azerbaycan, Rusya Federasyonu, Libya ve Körfez ülkeleri en yoğun hasta gönderen pazarlar arasında yer alıyor. Kazakistan, Özbekistan ve diğer Orta Asya ülkelerinden gelen talepte de son yıllarda dikkat çekici artış gözlemleniyor.
Sektör, yeni pazarlarda kalıcı varlık oluşturmayı hedefliyor. Sahra Altı Afrika, Körfez ülkeleri, Doğu Avrupa, Orta Asya ve Kuzey Amerika büyük potansiyel barındırıyor. Tanıtım faaliyetleriyle Türkiye’nin sağlık turizmindeki marka bilinirliğini güçlendirmeye odaklanılıyor.
Uluslararası hastaların en yoğun ilgi gösterdiği alanlar estetik ve plastik cerrahi, saç ekimi, diş tedavileri, göz hastalıkları, ortopedi, kardiyoloji ve onkoloji. Estetik cerrahi, saç ekimi ve diş tedavileri gelirlerin önemli bir bölümünü oluştururken, onkoloji, kardiyovasküler cerrahi ve organ nakli gibi alanlarda da Türkiye’nin çekim gücü artıyor.
Türkiye, 40’tan fazla şehirde 1500’ün üzerinde sağlık kuruluşu ve uluslararası akreditasyona sahip merkezleriyle önde gelen sağlık destinasyonlarından biri. Uluslararası hastaların tercih sebepleri arasında yüksek klinik başarı oranları, ileri teknoloji, deneyimli hekim kadroları ve Avrupa’ya kıyasla yüzde 40-70 arasındaki maliyet avantajı bulunuyor.
Kişi başı ortalama sağlık harcaması yaklaşık 2 bin 500 dolara ulaştı. Onkoloji, kardiyovasküler cerrahi, robotik cerrahi, organ nakli gibi kompleks tedavilerde bu rakam 10 bin ila 50 bin dolar arasında değişebiliyor. Bu durum, Türkiye’nin yüksek katma değerli sağlık hizmetlerinde de güçlü bir konuma ulaştığını gösteriyor.
Ticaret Bakanlığı, HİB ve sektör paydaşlarının koordinasyonuyla yürütülen çalışmalar, küresel sağlık turizmi markasını güçlendirmeyi amaçlıyor. ‘Heal in Türkiye’ markası, ortak vitrin niteliği taşıyor. Yurt dışı tanıtım, fuar katılımı ve marka destekleri rekabet gücünü artırıyor. Amaç, Türkiye’nin sağlık turizminde güvenilirlik, kalite, ileri teknoloji ve hasta memnuniyetiyle öne çıkan küresel bir marka olarak konumunu güçlendirmek.
Kayıt dışı faaliyetlerle mücadele, Türkiye’nin uluslararası alandaki itibarını korumak için büyük önem taşıyor. ‘Heal in Türkiye’ platformu, hastaların yetkilendirilmiş kuruluşlara güvenle ulaşmasını sağlıyor. Joint Commission International (JCI) akreditasyonuna sahip sağlık kuruluşu sayısı da Türkiye’yi öne çıkarıyor. Akreditasyonlar, hasta güvenliği, klinik kalite ve hizmet standartlarını geliştirerek marka değerini güçlendiriyor.
Uluslararası hastalara, tercih edecekleri sağlık kuruluşunun veya aracı kuruluşun yetkilendirilmiş olmasına dikkat etmeleri, tedavi hizmetlerini yazılı sözleşme ile güvence altına almaları ve kayıt dışı aracılardan kaçınmaları tavsiye ediliyor.
Reklam & İletişim [email protected]